gazoz almış
babam: Al şunu dolaba koy.
(buzdolabından bir şey düşer)
babam: yavaş ya şerbet yaptın onu dök diye mi verdim eline!
ben: ya düşürmedim buzdolabını açtım bi şey düştü.
babam: iyi ben yine de bağırayım da.
***
gribim, o yüzden dediklerim yanlış anlaşılabiliyo :D
babam: git bana iyi kesen bi makas bul hadi
ben: baba bu evde makasla en son işi olan benim
babam: hadi hadi bulamazsan anneni Mehmet'i falan ararsın
ben: ben niye arıyorum sen ara ya!
babam: selena mı?!
26 Ağustos 2012 Pazar
yine ben
içimden geldi :D bi de fotoğraflarıma bakarken dedim ki 'ne güzel çekmişim de bunlar faceye koyulmaz, ask.fm de işi yok, twitter'a koyulurdu ama onu da kapattık, ama blogum hala duruyo ona koyarım :) ' sonra dedim bari gireyim şuna bi :)
çok gülücük kullanıyorum ama aslında normalde 32 diş gülen bi insan değilim :D sadece burada nedense öyle oluyo :D
takip ettiğim bi kızın bi yazısına bi yorum gelmişti. çok boş şeyler yazıyosun şiir değil günlük değil hiç bi anlamı yok resmen vakit alıyo diye. öyle sinirlenmiştim ki. çünkü kızı zevkle takip ediyodum ve yazdıklarını okumaktan zevk alıyordum. biz buna daha kısa olarak, düşünceleri uyuşmak diyoruz :)
beni çok etkilemişti acaba benim için de mi öyle düşünüyorlar diye falan. ama sonra dedim ki 'banane ya kim nasıl ne düşünürse düşünsün ben yazmayı seviyorum. okuyan okur.' Sonra anam ben bi değiştim bi değiştim kimsenin ne dediğini takmaz umursamaz oldum :D en doğal hallerimi göstermekten çekinmemeye başladım falan :D o yüzden mutluyum yani kaygı sıfır :)
çok gülücük kullanıyorum ama aslında normalde 32 diş gülen bi insan değilim :D sadece burada nedense öyle oluyo :D
takip ettiğim bi kızın bi yazısına bi yorum gelmişti. çok boş şeyler yazıyosun şiir değil günlük değil hiç bi anlamı yok resmen vakit alıyo diye. öyle sinirlenmiştim ki. çünkü kızı zevkle takip ediyodum ve yazdıklarını okumaktan zevk alıyordum. biz buna daha kısa olarak, düşünceleri uyuşmak diyoruz :)
beni çok etkilemişti acaba benim için de mi öyle düşünüyorlar diye falan. ama sonra dedim ki 'banane ya kim nasıl ne düşünürse düşünsün ben yazmayı seviyorum. okuyan okur.' Sonra anam ben bi değiştim bi değiştim kimsenin ne dediğini takmaz umursamaz oldum :D en doğal hallerimi göstermekten çekinmemeye başladım falan :D o yüzden mutluyum yani kaygı sıfır :)
12 Haziran 2012 Salı
blogun bi anlamı yok lan. hiiç bi şey yok. faydalanan yok. keyifsiz çok tatsız bi yer oldu burası. zaten okuyan da yok. Kendimle konuşuyomuş gibi hissediyorum. Ki öyle zaten :) Her şey buraya kadarmış, elveda blog artık yazmayacağım..:D
yok ya şaka bi yana belki yazarım ara sıra ama istediğim gibi olmadı burası bi şeyler eksik. Veya ben bunu amacına uygun kullanamadım. 12 izleyicim: sizi de çok seviyom ama var mısınız yok musunuz belli değil :D
Allah hepinizden razı olsun çoğalıp çoğalıp beni mutlu ettiniz :) Ama boş şeyler yazıyorum o yüzden iyi bakın kendinize ben yoğum :)
yok ya şaka bi yana belki yazarım ara sıra ama istediğim gibi olmadı burası bi şeyler eksik. Veya ben bunu amacına uygun kullanamadım. 12 izleyicim: sizi de çok seviyom ama var mısınız yok musunuz belli değil :D
Allah hepinizden razı olsun çoğalıp çoğalıp beni mutlu ettiniz :) Ama boş şeyler yazıyorum o yüzden iyi bakın kendinize ben yoğum :)
15 Mayıs 2012 Salı
yazıyı küt diye bitirmek, başlık bulmaya vesiledir.
bayağı da oldu da, ben anca yazıyorum :) öyle yani güzel bi eve taşındık.
benim bugün kendimi çekiştiresim var.
Ailemin Samsun'u kazanmam gerektiği şeklinde uyguladıkları psikolojik baskıdan kendimi çok kötü hissediyorum. O kadar kötü hissediyorum ki, sınava daha bir yıl var, ama ben bir an önce burdan defolup gitmek istyiyorum. bu şu anki ruh halimle ilgili değil, aksine şu an çok da mutluyum buna rağmen böyle düşünüyorum. İzmir'e gitmek istiyorum.Hiç gitmememe rağmen benim için nedense çok ayrı bir yeri var.
Daha bile uzaklaşasım var da, işte o kadarına da cesaret edemiyorum.
(bu konu uçsuz bucaksız ve malesef sonuçsuz bir konu böyle..)
Cesaret demişken, lan ben ne kadar cesaretsiz bi insanım. Hiç bir şeye cesaret edemiyorum, doğruluk cesaret oyununda hep doğruluğu seçen gıcık tiplerdenim.Aman hiç bir şey ters gitmesin, bir şeyler bozulunca ben ve vücudum da yanlış tepkiler veriyoruz :D bkz. ygs stresinden şimdiden burnumun kanaması.
Ah bu eğitim sistemi yedi bitirdi hepimizi!
Zaten o ygs stresinden ölen kızdan da çok etkilenmiştim. Üstelik kız bizim yan okuldandı. O kızdan sonra vallahi ben de öyle olacağımı düşünmeye başladım. Ve hatta bi ara sanki son bir yılımı yaşıyormuş gibi yaşamaya karar verdim. Ki hep öyle yaşamalıyız bence de ben yapamam. Bir gün anneme babama söylemeden dersaneye gitmememekten bile nasıl korktum. Sanki ne yapacaktım? Uyuşturucu çetesiyle mi buluşacaktım? Veya sevgilimle sahilde iş mi pişirecektim? Yanımda aynı zamanda yan komşum da olan arkadaşımla mal mal dolaşacaktık.
Bir gün de zor bir sınava hiç hazırlanmadan girmeye karar verdim. Ama bu da yemedi tabi.
Ben de bunlardan sonra ''yapabileceğim'' gençken yapılacak ... şey listesini hazırlamaya karar verdim.
Hem üzerimdeki psikolojik baskılara son vermem için, hem bu pısırıklığımdan kurtulmam için, hem de monoton hayatıma renk getirmek, kısacası kendimi mutlu hissetmek için, hazır gençken bunu yapmaya ihtiyacım olduğuna inanıyorum.
Öneri beklerim :)
12 Nisan 2012 Perşembe
blogum vardı la benim
valla yazmaya yazmaya unuttum. bi de arkadaşlara adresi de vermiyom sanki çok bi şey yazıyorum da :D izleyiciler artınca söyliiciim :)
bu aptal evden taşınıyoruz. çok mesudum ondan. üç aydır beklemekten artık ümidi kesmiştik ama nasip bu günlere imiş :)
evi de nasıl bulduk: biz zaten taşınacaktık da sağa sola verdiğim ilanlardan benim iki okul yolu arkadışımdan birisi buldu.daha doğrusu bunların yan dairesi. yani en yakın arkadaşlarımdan biriyle komşu oluyoruz :)
ay! çok mutlu oldum yine :)
arada yazayım bari. buranın varlığı bile beni mutlu ediyo. ( çok mu gereksizcesine mutluyum ki )
hadi iyi davranın kendinize :)
bu aptal evden taşınıyoruz. çok mesudum ondan. üç aydır beklemekten artık ümidi kesmiştik ama nasip bu günlere imiş :)
evi de nasıl bulduk: biz zaten taşınacaktık da sağa sola verdiğim ilanlardan benim iki okul yolu arkadışımdan birisi buldu.daha doğrusu bunların yan dairesi. yani en yakın arkadaşlarımdan biriyle komşu oluyoruz :)
ay! çok mutlu oldum yine :)
arada yazayım bari. buranın varlığı bile beni mutlu ediyo. ( çok mu gereksizcesine mutluyum ki )
hadi iyi davranın kendinize :)
12 Şubat 2012 Pazar
kararsızlık
çok stresli ve kararsızım. konu şu ki : eskiden ne olmak istediğimi bilmiyordum. şimdi en azından kafamda bazı kararlar var. ama şimdi de onlar beni tatmin etmiyorlar. 11. sınıf eşit ağırlıktayım. 9. sınıftayken iç mimar olma isteğimle eşit ağırlık seçmiştim. hala da istiyorum ama ailem pek istemiyor. haksız da sayılmazlar. biraz babadan geçen bir meslek. ve özel sektör sayılır. ben garanti bir iş olsun istiyordum. iç mimarlık tam bana göreydi ama malesef tercih listemden silindi. çizimimin iyi olduğunu düşünüyorum. farklı görüşlere açık yaratıcı düşünceli biriyim. ve ikna kabiliyetim de yüksek. işte tam bana göreydi. bunlar dışında bende biraz da otoriterlik var. ve olaylara çözüm de getirebilirim. kendimi düzgün ifade edebiliyorum bu yüzden okulda genelde beni sözcü seçerler. ve her türlü organizasyonu da yaptım :) evet kendimi övmüş gibi hissediyorum, öyle de oldu zaten :D
konuya dönelim. iç mimar olmaktan vazgeçtiğim sırada hakim olmaya karar vermiştim. sonra bir ara pdr de okumaya karar verdim. ve bir de ezelden beri istediğim ingilizce öğretmenliği var. ha bir de türkçe öğretmenliği. şunu da belirtmem gerekiyo, bana öyle geliyo ki ne olursam olayım öğretmenlik içimde hep kalacak.
şimdi de hiç bahsetmediğim sorunuma geliyorum. bu mesleklerin hiçbiri aslında benim istediğim değil. ben güzel sanatlar lisesine gitmek istiyordum. asla işsiz kalmazdım ve en azından istediğim ve sevdiğim işi yapıyor olurdum. mesela müzik, resim öğretmenliği. biraz küçük meslekler ama tam bana göre.ve yine ailem istemedi.
ve bahsetmediğim diğer sorun da şu: ben Samsun' da okumayı istemiyorum.ailem de ilk tercihlerimi burdan yana kullanmamı istiyor. ben artık yavaş yavaş kendi ayaklarım üstünde durmak istiyorum. onlar zaten üniversiteyi nerde okursam okuyayım bunu yapabileceğimi söylüyorlar.
dün bir tercih listesi hazırladım. içinde bolca izmir ve bir kaç samsun vardı. sosyoloji, psikolojik danışmanlık, yabancı dil ve hukuktan tercihler yaptım. sonra ailemdeki herkese 10 tercihim arasından en çok destekledikleri 3 tanesini işaretlemelerini istedim.( kimse yanlış anlamasın tabii ki kararı ben veriyorum baskı falan görmüyorum yani :) onlardan sadece bir yardım aldım. ) en çok oyu on dokuz mayıs üniversitesi hukuk fakültesi aldı. tamam iyi güzel de. istemiyom ya! valla. hukuk benim gibi renkli bir insana göre değil. - gibi geliyo bana.
yardım almam gereken konu yine bunların hiçbiri değil. şu ikisi:
1. arkadaşlarımın yıllardır şaşmadığı hedefleri varken, seneye sınava girecek olan benim, iki günde bir hedef değiştiriyor olmam. hangi kararı vereyim diye sormuyorum. kararımı nasıl vereyim diye soruyorum. nasıl bir yol izlemeliyim, benim için en doğrusunu nasıl bulabilirim?
2. eşit ağırlığın gazabına uğradım. çok az seçeneğim var. 9. sınıftayken ailem bana iç mimar olmak istediğim için karşı çıkmamıştı. ben de seçmiştim. şimdi iş ciddiye bindi. o aralar sözele gitmek için de tutturmuştum. çünkü edebiyat öğretmeni olmak istiyordum. yine aile bireylerim şiddetle karşı çıktılar. resmen kavga çıkmıştı. yine yanlış anlaşılmasın sadece aklımdan bile geçirmememi (') istemişlerdi.
ben de diyorum kii. şu kadar yazdığımdan sonra çok yanlış bir kararmış gibi geliyor ama.. sayısalın bol ganimetlerinden mi faydalansam acep? evet kabul ediyorum son derece zor olacak ama deli gibi çalışırım ders çalışmaktan çekinmiyorum. orda seçim yapmam hiç zor olmaz. zaten sayısalın tüm meslekleri benim gözümde aynı zorlukta :D önemli olan oraya gitmek için cesareti toplamak. arkadaş çevremi umursamıyorum bile. zaten onlarla sadece bir senem kaldı. ben hayatıma hazırlanmak zorundayım.
işte böylee.. ne yapsam nasıl yapsam birileri yardım etsin lütfen fikriniz ne olursa olsun yazmanızı rica ederim. bu kadar yazdıklarımı okuduğunuz için teşekkürler :)
1 Şubat 2012 Çarşamba
gün.15= yarıyıl tatili
neyse en azından ders çalıştım derim :) fizik çalıştım lan! bir eşit ağırlıkçı olarak :D
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


