10 Kasım 2011 Perşembe

neden kahve içemiyorum?

böyle eve arkadaşım gelince '' otur bi kahve içelim'' diyip tatlı tatlı oturup sohbet etmek...


dışarıda yağmur yağarken sıcak bi -kalerüfer var bizde malesef - sobaya dayanmak, dışarıyı izlerken sıcak kahvemden yudumlamak...

işte ben bunu yapamam. çünkü kahve sevmiyorum. içemiyom ya. bitiremiyorum yarısına kadar zor içiyorum :(
ve bence kahvenin yerini çay veya sıcak çikolata veya ne biliim oralet falan tutamaz. zaten çay da sevmiyorum :(

ama yine de, belki bir gün karşıma bana kahveyi çok sevdirecek biri çıkar :) birlikte oturup tüm bu saydıklarımı yaparız :)

9 Kasım 2011 Çarşamba

trençkot diyince akıllara ben gelmeliyim!

ben trençkot hastasıyım. elime geçen parayla gidip trençkot alıyorum bi kısmını aldığıma, çok geçmeden pişman olurum öyle durur. evet bu konuda çok müsrifim :( ama parfüm ve bu ceket mont olayı olmasa ben ne yapardım ha ne?

bugün yine annemlerle çıktık. de facto ve waikiki de birer tane beğendim. de factodakini geçen seneden beri almak istiyodum zaten. ama annem bu sefer de almama izin vermedi. neymiş rengi solan kumaştanmış. fiyatı da bi gıdım inmiyo zıkkımın. 
waikikide beğendiğim de kırmızı olan. 65 tl idi. ama o da naylonmuş. hof!
siyahı da waikiki. o da 50 miydi neydi. krem rengi olan da benim içindeki de halam :) de factodan almıştık.almaz olaydık! krem rengi bişeyim olmadığı için hiç bişeyle giyemiyorum :( okul formam da gri siyah beyaz. hiç uymuyo :/ derseniz ki kırmızı uyuyo mu. valla bence kırmızı gri çok güzel oluyo :)



not: ben de kırmızı trençi almassam.... de factodaki siyahı alırım :)

mmayılldımmm

bayıldım demek istedim.ben altın sarısı sevmem ama bu harika! ve bu resmi nerde bulduğumu unuttum. :( ama bi kızın bloğundan bulmuştum  ve baya eski bi yazı :/ ama ben bunun aynısından yapabilirim. yapcam da. yapınca koycam görürsünüz :)

çiziyom ben ya.

tağam biliyorum çok kötü çiziyom ama valla elimden gelen bu. zaten zorlamıyom çok. öyle boş zamanlarımda.bu arada bu yine en başarılı çizimim. iyi olmadığım halde ısrarcı olduğum iki şey:
*kafamdaki muhteşem ötesi elbiseyi zorla kağıda geçirmek
*küçük gözlü olduğum halde eyeliner kullanmayı öğrenmek! (övrendim de zaten :D)

geldim.

valla ilk bloğum değil bu benim de.. işte devamlılığı sağlayamıyorum ben. insan anlamadığı şeyi sevmezmiş ya. o hesap. yani aslında tam benim işim  bu blog ama ilk başta bişe anlamadım sonra attım bi kenara :) 

ben bağlaç manyağıyım. bağlaçları ayrı yazmayana kıl oluyorum.bi kere EDEBİYAT dersinde HOCA  bile bağğlacı BİTİŞİK  yazdı. ben de hocaya ''neden bitişik yazdınız hocam o bağlaç'' dedim. sınıfın iğrençpis bakışlarına maruz kalsam da, -hıh sanki kötü bi şey yaptık- pişman değilim. zaten hoca da doğru söylüyo çocuk dedi.yazım kuralları konusunda, bağlaç konusunda olduğum kadar hassas değilim. yazımdan da anlaşılacağı üzre hehe :P günlük konuşmam nasılsa öyle yazıyorum. bana kalsa şu -yor ekini de atcam da, o kalsın :Dtanışma faslı bittii. ilk yazım hayırlı olsun :)